Cumhurbaşkanı’na yapılmak istenen suikast

ahmetbeyler

New member
Cumhurbaşkanı’nın istememesine rağmen, suikast teşebbüsünü lanetleyen yurtta biroldukça miting yapılmıştır. Suikast niçiniyle İzmir’de çeşitli dernek, kurum, kuruluş temsilcilerinden oluşan ‘Suikastı Tel’in Heyeti’ kurulmuş ve öğrencilerin de iştirakiyle çeşitli etkinliklere başlamıştır. …Cumhurbaşkanı, kendini ‘Naim Palas’ta ziyaret eden heyete şunları söylemiştir:

Yüksek heyetinizi hürmetle selamlarım. Sayın İzmirliler ve etraf halkının, asil hemşerilerimin gösterdikleri derin kederleri, yüksek heyecanı minnettar kalarak öğreniyorum. Çok duygulandım. Asil milletimizin beni ne kadar sevdiğini biliyorum. Bu şovlar, bana olan sevginin, şefkatin, bilhassa ortak idealimize olan bağlılığın yüksek derecesini doğrulayan yeni bir kanıttır. Teşekkür borçluyum, memnunum. Beni öldürürlerse vatandaşlarımın intikamımı alacaklarına güveniyorum. Ben ölürsem bile soylu ulusumun birlikte yürümekte olduğumuz yoldan ayrılmayacağına inancım vardır. Bu niçinle gönül rahatlığı ortasındayım. Düşmanlarımız istedikleri kadar düşündükleri iğrenç çarelere başvursunlar. Onların son güçleriyle yapacakları davranışlar bizim ihtilal ateşimizi söndüremez.

Onların, kendilerini ziyana ve vakit zaman da milleti hüzne sokan akılsızlıklarına acıyorum. Cumhuriyet Hükümetimizin demir pençesi ve İstiklâl Mahkemesinin adaletli eli duruma tam olarak hâkim bulunuyor. Sayın halka, onun adaletli kararlarını soğukkanlılıkla beklemelerini tavsiye ederim.

Yaşasın Millet! Yaşasın İnkılâplarımız
” demiştir.

22 Haziran 1926 günü, Cumhurbaşkanı, İzmir’den ulusuna ikinci sefer bildiri yayınlayarak, halkın ihtilalleri muhafaza konusunda ne kadar titiz olduğunun yapılan bu mitinglerle ortaya çıkmış olduğunu belirterek, şunları söylemiştir:

“…Benim şahsımdan epeyce devletin varlığına yönetilmiş olduğu beliren bâtın politik düzenler karşısında tüm ulusun duyduğu, pek ağır başlı ve soylu bir biçimde gösterdiği pak hisler beni avutmaktadır.

Bu şovlar, inkılâp idealimizin, bütün ulusça, canı üzere koruduğuna parlak ve kuvvetli bir doküman olmaktadır.

Bu prestijle istiklâl için milletin saadet ve refahı namına hissetmekte olduğum emniyet ve itimadı millet önünde beyan etmekle büyük bir onur ve sevinç duymaktayım.

Bu şovlar sırasında saygıdeğer ve soylu milletimiz tarafınca şahsım hakkında lütfen belirtilen samimi ve kalbi candan muhabbetten doğan derin şükranlarımı alenen ifaya açıkça duyururum
.”

Cumhurbaşkanı’na yurdun birfazlaca yerinde suikast planlanmıştır. Bu gayretler, imal zorluğu ortasında ertelenirken, hayli sevdiği İzmir’de planlanan suikast da gerçekleşmemiştir.

Bu görüşten hareket eden İstiklal Mahkemesi, bütün ‘Terakkiperver Cumhuriyet Partisi’ Milletvekillerini ve muhalefetteki bütün tesirli İttihatçıları tutuklama sonucu vermiştir.

26 Haziran 1926 tarihinde, Ulusal Sinema Salonu’nda çalışmalarına başlayan İzmir İstiklâl Mahkemesi, sorgulamalarını hızla tamamlamıştır. Suikastçılardan Kara Kemal Beyefendi kaçmış ve daha sonra intihar etmiştir. Eski Ankara Valisi Abdülkadir Beyefendi de Avrupa’ya kaçarken yakalanmış ve tutuklanmıştır.

Ahmet Gürel

Atatürk Araştırmacısı
 
Üst