Aşar vergisi kim kaldırdı ?

Berk

New member
Aşar Vergisini Kim Kaldırdı? Cumhuriyet'in İlk Büyük Ekonomik Reformlarından Birine Yakından Bakış

Merhaba değerli forum üyeleri,

Türkiye'nin ekonomik ve sosyal tarihini anlamaya çalışan herkesin bir noktada karşısına çıkan konulardan biri de Aşar Vergisi'dir. Özellikle "Aşar vergisini kim kaldırdı?" sorusu, çoğu zaman kısa bir cevapla geçiştiriliyor. Ancak işin arka planına baktığımızda sadece bir verginin kaldırılmasından değil, milyonlarca insanın yaşamını etkileyen köklü bir dönüşümden söz ediyoruz.

Bu konuda hem tarihsel verileri hem de dönemin ekonomik şartlarını inceleyerek daha derin bir değerlendirme yapmak istedim. Çünkü bazen bir vergi reformu, yalnızca devlet bütçesini değil, toplumun geleceğini de değiştirebilir.

Aşar Vergisi Nedir?

"Aşar" kelimesi Arapça "öşür" sözcüğünden gelir ve "onda bir" anlamını taşır. Osmanlı Devleti döneminde uygulanan bu vergi, tarımsal üretim üzerinden alınırdı. Çiftçi elde ettiği ürünün yaklaşık yüzde 10'unu vergi olarak devlete vermek zorundaydı.

Ancak uygulamada durum teorideki kadar basit değildi.

Tarihçi Şevket Pamuk ve Osmanlı maliyesi üzerine çalışan araştırmacıların çalışmalarına göre birçok bölgede tahsilat sistemi nedeniyle çiftçinin üzerindeki gerçek yük yüzde 10'un oldukça üzerine çıkabiliyordu. Çünkü verginin toplanması sırasında iltizam sistemi devreye giriyor, vergi toplama hakkını satın alan mültezimler kendi kazançlarını da ekleyerek köylüden daha fazla ürün talep edebiliyordu.

Bu nedenle Aşar, sadece ekonomik değil aynı zamanda sosyal bir mesele haline gelmişti.

Aşar Vergisini Kim Kaldırdı?

Aşar Vergisi, Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu olan

Mustafa Kemal Atatürk

liderliğinde yürütülen reformlar kapsamında kaldırılmıştır.

Yasal düzenleme,

Türkiye Büyük Millet Meclisi

tarafından 17 Şubat 1925 tarihinde kabul edilen 552 sayılı kanunla yürürlüğe girmiştir.

Burada önemli bir ayrıntı var:

Aşar Vergisi'nin kaldırılması tek bir kişinin bireysel kararı değil, Cumhuriyet yönetiminin ekonomik kalkınma stratejisinin bir parçasıydı. Ancak reformun siyasi iradesi ve yönlendirilmesi doğrudan Atatürk döneminde gerçekleştiği için tarih kitaplarında bu reform çoğunlukla onun adıyla anılır.

Devlet Neden Böyle Büyük Bir Gelir Kaynağından Vazgeçti?

İşte konunun en ilginç taraflarından biri burada ortaya çıkıyor.

1920'lerin başında Türkiye nüfusunun yaklaşık yüzde 80'i kırsalda yaşıyordu ve ekonominin temelini tarım oluşturuyordu.

Maliye kayıtlarına göre Aşar Vergisi, Osmanlı'nın son dönemlerinde ve Cumhuriyet'in ilk yıllarında devlet gelirlerinin yaklaşık yüzde 20 ila 30'unu oluşturuyordu.

Başka bir ifadeyle devlet bütçesinin önemli bir bölümü bu vergiden geliyordu.

Bugünün mantığıyla düşünürsek, bütçesinin dörtte birine yakın bir gelir kaynağını ortadan kaldırmak oldukça cesur bir hamle gibi görünüyor.

Peki neden yapıldı?

Çünkü genç Cumhuriyet yönetimi kısa vadeli gelirden çok uzun vadeli üretim artışına odaklanıyordu.

Ekonomik açıdan bakıldığında çiftçinin üzerindeki yük azaltılırsa:

* Daha fazla ekim yapılacaktı.

* Üretim artacaktı.

* Köylünün geliri yükselecekti.

* İç piyasa canlanacaktı.

* Tarımsal yatırımlar teşvik edilecekti.

Bu yaklaşım günümüzde kalkınma ekonomisinde kullanılan teşvik temelli vergi politikalarına oldukça benziyor.

Gerçek Hayatta Çiftçiler Nasıl Etkilendi?

Dönemin gazete haberleri, meclis tutanakları ve yerel kayıtları incelendiğinde köylü kesiminde reformun büyük memnuniyet yarattığı görülüyor.

Özellikle Anadolu'nun birçok bölgesinde çiftçiler yıllardır şikâyet ettikleri vergi yükünün kalkmasını ekonomik bir rahatlama olarak değerlendirmişlerdir.

Erkeklerin döneme ilişkin anlatılarında genellikle üretim miktarı, gelir artışı ve ekonomik sonuçlar öne çıkarken, kadınların sözlü tarih çalışmalarında daha farklı detaylar dikkat çekmektedir.

Örneğin bazı araştırmalarda kırsal bölgelerde yaşayan kadınlar, vergi baskısının azalmasının aile içindeki ekonomik gerginlikleri düşürdüğünü, çocukların ihtiyaçlarının karşılanmasını kolaylaştırdığını ve hane bütçesinde daha fazla hareket alanı yarattığını anlatmaktadır.

Bu farklı bakış açıları aslında aynı reformun toplumun farklı katmanlarında nasıl hissedildiğini göstermesi açısından oldukça değerlidir.

Verilere Göre Reform Başarılı Oldu mu?

Bu sorunun cevabı tarihçiler arasında genel olarak "evet" yönündedir.

Ancak başarıyı yalnızca birkaç yıllık rakamlarla değerlendirmek doğru olmaz.

1925 sonrasında Türkiye'de tarımsal üretimde gözlenen artışın tamamını Aşar Vergisi'nin kaldırılmasına bağlamak mümkün değildir. Çünkü aynı dönemde ulaşım yatırımları, modern tarım uygulamaları ve yeni ekonomik politikalar da devreye girmiştir.

Buna rağmen araştırmalar, verginin kaldırılmasının çiftçilerin üretim motivasyonunu artırdığını ve kırsal ekonomiye önemli bir nefes aldırdığını göstermektedir.

Benim dikkat çekici bulduğum nokta ise şudur:

Devlet kısa vadede gelir kaybetmeyi göze alarak uzun vadeli ekonomik büyümeyi tercih etmiştir. Bu yaklaşım, günümüzde bile birçok ülkenin uygulamakta zorlandığı bir ekonomik stratejidir.

Sadece Bir Vergi Reformu mu, Yoksa Bir Zihniyet Değişimi mi?

Aşar Vergisi'nin kaldırılmasını yalnızca mali bir karar olarak görmek eksik olur.

Bu reform aynı zamanda devlet-vatandaş ilişkilerinin yeniden tanımlanması anlamına geliyordu.

Osmanlı döneminde köylü çoğu zaman vergi veren bir unsur olarak görülürken, Cumhuriyet'in ilk yıllarında üretici ve kalkınmanın temel aktörü olarak değerlendirilmeye başlanmıştır.

Bu nedenle birçok tarihçi Aşar'ın kaldırılmasını ekonomik olduğu kadar sosyolojik bir dönüşüm olarak da yorumlar.

Tarım ekonomisi, kamu maliyesi, siyaset bilimi ve sosyal tarih açısından bakıldığında reformun etkileri yalnızca bütçe rakamlarıyla açıklanamayacak kadar geniştir.

Bugünden Geriye Bakınca

Yaklaşık bir asır sonra geriye dönüp baktığımızda Aşar Vergisi'nin kaldırılması, Cumhuriyet tarihinin en önemli ekonomik reformlarından biri olarak değerlendirilmeye devam ediyor.

Devlet gelirlerinin önemli bir kısmından vazgeçilmesine rağmen üreticiyi destekleme amacı taşıyan bu karar, ekonomik kalkınma ile toplumsal refah arasındaki ilişkinin erken bir örneğini oluşturuyor.

Sizce devletler kısa vadeli vergi gelirlerinden vazgeçerek uzun vadeli üretim artışını hedeflemeli mi?

Aşar Vergisi kaldırılmasaydı Türkiye'nin tarımsal gelişimi nasıl etkilenirdi?

Günümüzde çiftçilerin karşılaştığı sorunlarla karşılaştırıldığında, o dönemin reformlarından çıkarılabilecek en önemli ders sizce nedir?

Kaynaklar:

* TBMM Zabıt Cerideleri, 1925.

* Şevket Pamuk, Osmanlı-Türkiye İktisadi Tarihi.

* Korkut Boratav, Türkiye İktisat Tarihi.

* Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanlığı Devlet Arşivleri.

* Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, Erken Cumhuriyet Dönemi Ekonomi Araştırmaları.
 
Üst