Dünyada ilk bilim tarihçisi kimdir ?

Berk

New member
[color=]Dünyanın İlk Bilim Tarihçisi Kimdir? Cevap, Muhtemelen Kafasında Kocaman Bir Soru İle Gezinen Birisi Olmalı![/color]

Herkese merhaba, değerli forumdaşlar! Bugün, bilim tarihinin kökenlerine dair biraz eğlenceli bir yolculuğa çıkıyoruz. Hepimiz zaman zaman bir soru sorarız: “Bilim tarihini kim yazdı? Kim, ‘Bilimsel bir devrim var mı?’ diye soran ilk kişiydi?” Cevap biraz şaşırtıcı olabilir, çünkü bu kişi muhtemelen bir bilim insanı değildi, ama yine de tüm bilim tarihini yazmak üzere zamanın ilk "bilim tarihçisi" olmaya karar vermişti! Şimdi gelin, bunun ne kadar komik ve bir o kadar da stratejik bir karar olduğunu birlikte inceleyelim.

[color=]Bilim Tarihinin Babası: Bir Adam ve Sonsuz Soruları[/color]

Şimdi, gerçekten bilim tarihinin babası kim? Muhtemelen ilk bilim tarihçisi, tüm dünya bilim insanlarının ya da tarihçilerin gözünden birdenbire çıkıp, ‘Ben bilim tarihini yazacağım!’ diye bağıran biri değildi. Hadi, yapmayalım! Bu kişi, aslında daha fazla soru sormaktan başka bir şey yapmıyordu. Belki de o zamanki bilimsel düşünce "kim bu adam?" şeklinde değerlendirilmişti. İlk bilim tarihçisi, derinlemesine araştırmalar yaparak zamanın nasıl geçtiğini, hangi olayların neye yol açtığını ve hangi bilim insanlarının birbirine ne zaman kafa attığını yazmak yerine sadece… soru sormayı tercih etti!

Peki, bilim tarihinin ilk yazarı kimdi? Elbette, yanıtı Antik Yunan’a götürmemiz lazım. “Herodot” dediklerinde hemen "Tarihin Babası!" diye hepimiz bağırırız, fakat bilim tarihini yazan ilk kişi Herodot muydu? Belki de hayır! Herodot tarih yazmaya başlamıştı ama ne yazık ki, "bilim" kelimesi bile o zamanlar fazla gelişmişti! Gerçekten de, o dönemde bilim gibi bir şey vardı da biz bilmiyor muyduk?

O halde şu soruyu soralım: Dünyadaki ilk bilim tarihçisi kimdi? O kişi, büyük ihtimalle herkesin "acaba ben de bu kadar soru sorarak bir şeyler bulabilir miyim?" dediği bir noktada ortaya çıktı. Eğer bu kişi kadın olsaydı, "Bunu kim bulmuş?" diyerek empatiden türemiş çok daha derinlemesine bir bakış açısı geliştirebilirdi!

[color=]Erkeklerin Çözüm Odaklı Yaklaşımı: Sadece Verileri Mi Görebiliriz?[/color]

Hadi biraz erkeklerin bakış açısını inceleyelim, özellikle stratejik ve çözüm odaklı düşünenleri. Erkekler her zaman çözüm arar, değil mi? İlk bilim tarihçisi kimdi sorusunu sorduklarında, kafalarında büyük ihtimalle bir “formül” arıyorlardır. Tarih yazımında da bu formülü kurma peşindedirler. "Aha! MÖ 5. yüzyılda Herodot vardı, o zaman bilim tarihçisi Herodot’tur!" derler. Ama işin gerçeği şu ki, bilim tarihini bugünkü anlamıyla tanımlamak çok daha sonra gerçekleşmiştir. Yani, "MÖ 400’lerde bir tarihçi bilim yazıyordu" düşüncesi aslında çok stratejik bir bakış açısının sonucudur.

Herodot’tan sonra gelenler, tarihe “bilimsel” yaklaşmayı kısmen başarabilmişlerdir. Ancak, onların yazdıkları pek de ‘bilim tarihi’ sayılmaz. İnsanlar sadece geçmişi yazmakla kalmayıp, geleceği de düşünmeye başlamışlardır. Erkeklerin bu stratejik yaklaşımı, bilimsel süreçlerin izlenmesinde oldukça işlevsel olsa da, duygusal ve toplumsal bakış açılarını göz ardı edebilir. Ancak, her şeye rağmen "bilim tarihi" kavramı, erkeklerin çözüm odaklı düşünme tarzıyla şekillenmiştir.

[color=]Kadınların Empatik Bakış Açısı: “Bu Tarih, Beni Ne Kadar İlgilendiriyor?”[/color]

Şimdi, işin bir de kadınlar açısından bakış açısına göz atalım. Kadınlar, tarihe, olaylara ve gelişmelere çok daha empatik yaklaşırlar. Eğer bu tartışma kadınlar arasında yapılsaydı, “Evet, Herodot vardı, ama o sadece erkeklerin yazdığı tarihleri kaydetti. Ya kadınlar? Nerede kadın bilim insanları? O zamanlar bilimde gerçekten kadın yok muydu, yoksa sadece yok sayıldılar mı?” sorusu gündeme gelirdi. Kadınlar, her zaman toplumsal ilişkileri ve etkileri göz önünde bulundurarak tarih yazarlığına bakmışlardır. İlk bilim tarihçisi meselesinde, şüphesiz duygusal anlamlar çok önemli bir yer tutar.

Bunu da şöyle açıklayabiliriz: Kadınlar, olayları çok daha bütünsel bir şekilde ele alır. ‘Bilim tarihini kim yazdı?’ sorusunun ardında sadece veri ve strateji değil, aynı zamanda insan faktörü de vardır. Kadınlar bu tarz sorulara empatik bir açıdan yaklaşır; “Bilim tarihi yazıldığında kim unutuldu, kim dışlandı? Kimlere yer verildi?” gibi soruları sormak, kadın bakış açısının temelini oluşturur. Bu bakış açısıyla bakıldığında, Herodot’un yazdığı tarih, çok eksik kalır çünkü tarihe kimlerin dahil olduğu ve kimlerin dışlandığı da oldukça önemlidir!

[color=]Şimdi Söz Sizde: İlk Bilim Tarihçisi Gerçekten Kimdi?[/color]

Sonuçta, ilk bilim tarihçisi kimdi sorusu bir yanda tarihsel verilerle şekillenen bir konu, diğer yanda ise toplumun her kesiminin katkı sağladığı bir şeydir. Erkeklerin çözüm odaklı bakış açısıyla gelen stratejik düşünceler ve kadınların empatik yaklaşımıyla şekillenen toplumsal duyarlılıklar, aslında birbirini tamamlar. Şimdi forumdaki arkadaşlara soruyorum: Sizce ilk bilim tarihçisi kimdi? Herodot mu, yoksa başka biri mi? Yoksa aslında kimse tam olarak ilk bilim tarihçisi olamayabilir mi, çünkü bu tarihi yazan herkes mi? Hadi, yorumlarınızı bekliyorum!
 
Üst