Özürlü ibaresi ne zaman kaldırıldı ?

Simge

New member
Özürlü İbaresi Ne Zaman Kaldırıldı? Gelecekte Neler Olabilir?

Merhaba forum üyeleri,

Bugün sizleri, toplumsal değişimlere ışık tutan önemli bir konuya davet ediyorum: “özürlü” ibaresinin kaldırılması ve bu kararın gelecekte nasıl bir etki yaratacağı. Eğer dilin gücüne ve toplumların evrimine ilgi duyuyorsanız, tam da yerindesiniz! Bu yazı, bu kelimenin tarihsel arka planını ve gelecekteki olası etkilerini tartışırken, dilin, toplumsal normların ve bireysel farkındalığın nasıl şekillendiğine dair bir bakış sunacak.

Özürlü İbaresinin Tarihçesi

1990’larda, Türkiye'de ve dünyada engellilik alanında farkındalık artmaya başladı. Bu süreçte, “özürlü” kelimesinin yerini alacak daha duyarlı ve kapsayıcı terimlerin kullanılmasına yönelik çalışmalar hız kazandı. Türkiye’de özellikle 2005 yılındaki Engelliler Yasası ile birlikte, "özürlü" kelimesi hukuki belgelerden çıkmaya başladı. “Engelli” terimi bu noktada devreye girdi, ancak bu sadece hukuki bir değişiklikten ibaret değildi. İnsanlar, günlük yaşamlarında da daha duyarlı ve saygılı dil kullanımı konusunda bilinçlenmeye başladı.

Ancak bu geçişin ne kadar köklü olduğu, toplumun her kesiminde farklı bir hızla gelişti. Birçok kişi hâlâ "özürlü" kelimesini gündelik dilde kullanmaya devam ediyor. Gelecekte, bu dilsel dönüşümün ne kadar derinleşeceğini anlamak için birkaç faktöre bakmak gerek.

Gelecekteki Dil Değişiminin Temel Dinamikleri

Hızla değişen toplumsal normlar, dilde de derin izler bırakıyor. Gelecekte, engelli bireylerle ilgili dilin daha da evrileceğini ve “engelli” kelimesinin yerine başka kavramların kullanılmaya başlanabileceğini öngörebiliriz. Bunun birkaç sebebi var:

1. Kapsayıcılık ve Empati Odaklı Dil: Sosyal medya, küresel iletişim araçları ve aktivizm sayesinde, toplumsal cinsiyet, ırk, engellilik ve benzeri kimliklere dair daha kapsayıcı bir dil kullanılmaya başlandı. Gelecekte, dilin yalnızca doğru kelimeleri seçmekle kalmayıp, aynı zamanda kişinin deneyimlerini tam anlamıyla yansıtan bir biçime dönüşmesi bekleniyor. Bu, kelimelerin ötesine geçerek, toplumların engelli bireyleri daha eşit ve saygılı bir şekilde kabul etmelerini sağlayabilir.

2. Teknolojik Gelişmeler ve Etkileşim: Yapay zekâ, sanal gerçeklik ve diğer dijital araçların hızla gelişmesi, engelli bireyler için daha fazla fırsat yaratıyor. Bu teknolojiler sayesinde, “engelli” kimliğinin algısı değişebilir. Mesela, teknolojik ilerlemelerle engellilik tanımları daha esnek hale gelebilir ve fiziksel sınırlamalara dayalı kategorilere olan gereklilik azalabilir.

3. Eğitim ve Toplumsal Bilinç: Gelecek nesiller, çok daha bilinçli ve toplumsal duyarlılığı yüksek bireyler olarak yetişecek. Bu nesil, daha önceden var olan kalıp yargıları ve dilsel hataları sorgulayan bir tutum benimseyecek. Bu da, daha hoşgörülü ve etkili bir dilin benimsenmesine katkı sağlayacak.

Erkekler ve Kadınlar Arasındaki Farklı Tahminler

Bu tür toplumsal değişimler, cinsiyet rollerine göre farklı şekillerde algılanabilir ve etkilenebilir. Erkekler genellikle daha stratejik bir bakış açısına sahipken, kadınlar toplumsal etkiler ve insan odaklı çözüm önerileriyle öne çıkabiliyor.

Erkeklerin stratejik bakış açıları, dilsel değişimlerin daha çok hukuki ve iş dünyası gibi alanlarda hız kazanmasını sağlayabilir. Bununla birlikte, toplumsal cinsiyet eşitliği ve insan hakları mücadelesinin bir sonucu olarak, dildeki değişiklikler sadece bu alanlarla sınırlı kalmayıp, sosyal yaşamın her köşesine yayılarak yaygınlaşabilir.

Kadınların ise toplumsal etkiler üzerine kurduğu tahminlerde daha empatik ve insan odaklı bir yaklaşım ön plana çıkıyor. Kadınlar, bu değişimin, engelli bireylerin toplumsal kabulünü artıracağını ve onların daha eşit bir şekilde yer alacakları bir toplum inşa edileceğini öngörebilirler. Bu perspektiften bakıldığında, dilsel değişikliklerin insan hakları temelli bir dönüşümün parçası olması, gelecekte daha da yaygınlaşacak gibi görünüyor.

Küresel ve Yerel Etkiler

Dil değişikliklerinin yalnızca yerel değil, küresel boyutta da önemli etkileri olabilir. Globalleşen dünyada, ülkeler arasındaki etkileşim arttıkça, dildeki bu tür dönüşümler daha hızlı bir şekilde benimsenecek ve yaygınlaşacaktır. Örneğin, Avrupa'da “engelli” yerine “disabled” (yetersiz) terimi kullanımı yaygınken, bu terimlerin daha kapsayıcı hale gelmesi bekleniyor.

Yerel olarak, Türkiye’de de benzer bir dönüşüm yaşanıyor. Aileler, eğitim kurumları, medya ve sivil toplum kuruluşları engelli bireylerin haklarını savunurken, dilin doğru kullanımı konusunda daha hassas hale gelmeye başladılar. Ancak, bu dönüşümün her kesim tarafından kabul edilip edilmediği, toplumun farklı katmanlarında farklı hızlarda gerçekleşiyor. Birçok insan için, "özürlü" gibi eski kelimeler, kişisel ve toplumsal anlamlar taşıyor ve bu kelimelerden vazgeçmek kolay olmayabilir.

Gelecekte Ne Olabilir?

Gelecekte, “özürlü” kelimesinin tamamen terk edilmesi ve daha kapsayıcı terimlerin benimsenmesi bekleniyor. Bu süreçte, daha çeşitli ve esnek tanımlamalar kullanılabilir. Örneğin, "farklı yetenekli" ya da "eşit fırsatlara sahip" gibi ifadeler, toplumların engelli bireylerle daha empatik bir ilişki kurmasına yardımcı olabilir. Bu, yalnızca dilin değişmesiyle değil, aynı zamanda engellilikle ilgili algıların da dönüşmesiyle mümkün olacaktır.

Peki sizce bu dönüşüm ne kadar sürecek? Toplumların dildeki bu değişimleri kabul etmeye başlaması için hangi adımlar atılmalı? Küresel anlamda bu değişimlerin daha hızlı olabilmesi için neler yapılabilir?

Görüşlerinizi ve tahminlerinizi paylaşmak için yorum yapmayı unutmayın!
 
Üst