Otizm fark edilmezse ne olur ?

Arda

New member
Otizm Fark Edilmezse Ne Olur?

Otizm, genellikle erken dönemde fark edilen ve doğru müdahalelerle yaşam kalitesi artırılabilen bir nörogelişimsel bozukluktur. Ancak, otizmin erken dönemde fark edilmemesi ya da yanlış anlaşılması, bireylerin yaşamını derinden etkileyebilir. Kendi gözlemlerime dayanarak, otizmli bireylerin karşılaştığı en büyük zorluklardan birinin, erken tanı almadıkları takdirde toplumsal uyumda yaşadıkları güçlükler olduğunu düşünüyorum. Bu yazıda, otizmin fark edilmemesinin olası sonuçlarını, toplumsal, psikolojik ve eğitimsel açılardan ele alacak ve bu durumun toplumsal cinsiyet, sınıf ve kültür gibi faktörlerle nasıl şekillendiğini tartışacağım.

Otizm Fark Edilmezse: Toplumsal Zorluklar ve Dışlanma

Otizmli bireyler, genellikle sosyal etkileşimde zorluklar, tekrarlayan davranışlar ve sınırlı ilgi alanları gösterirler. Ancak, bu özelliklerin fark edilmemesi durumunda, bireyler toplumda yanlış anlaşılabilir ve dışlanabilirler. Özellikle erken dönemde tanı almamış bir otistik çocuk, okulda ya da aile içinde sosyal becerilerle ilgili sıkıntılar yaşayabilir. Bu, yalnızca akademik başarıyı değil, aynı zamanda kişisel gelişimi de olumsuz etkileyebilir.

Erken tanı ve müdahale, otizmli bireylerin sosyal becerilerinin gelişmesini sağlayabilir. Ancak tanı konmadığı takdirde, bu bireyler sosyal zorluklarını gizlemeye çalışabilirler. Ailelerin ve öğretmenlerin, otistik davranışları "uyumsuz" veya "problemli" olarak etiketlemesi, çocuğun içsel olarak daha fazla yalnızlık hissetmesine neden olabilir. Toplumsal dışlanma, otizmli bireylerin özgüvenlerini ve psikolojik sağlıklarını daha da bozabilir. Ayrıca, erken müdahale edilmediğinde, bireylerin sosyal becerilerdeki eksiklikleri daha kalıcı hale gelebilir.

Eğitimsel ve Psikolojik Sonuçlar: Başarı Fırsatlarının Kaçması

Otizmin fark edilmemesi, bireylerin eğitim süreçlerini de doğrudan etkiler. Okulda, sosyal etkileşimde zorlanan çocuklar, öğretmenlerinin ve arkadaşlarının beklentilerini karşılamada zorlanabilirler. Bu durum, çocukların akademik başarısını ve motivasyonunu olumsuz etkileyebilir. Eğitimdeki eksiklikler, sosyal becerilerdeki eksikliklerle birleştiğinde, bir kısır döngüye yol açabilir. Çocuklar, öğretmenlerinin ya da diğer öğrencilerin gözünde “garip” ya da “sosyal beceriksiz” olarak etiketlenebilirler, bu da onların kendilerini ifade etme biçimlerini ve okuldaki başarılarını zayıflatabilir.

Psikolojik açıdan ise, otizmin fark edilmemesi, bireylerin duygusal sağlığı üzerinde uzun vadeli etkiler yaratabilir. Özellikle ergenlik dönemine geldiğinde, otizmli bireyler kendi kimlikleriyle ilgili sorularla yüzleşebilirler. Toplumsal baskılar ve sosyal dışlanma, bu süreçte ciddi bir stres kaynağı olabilir. Ailelerin ve öğretmenlerin doğru yönlendirmeler yapmaması, bireylerin psikolojik olarak sağlıklı gelişmelerini engelleyebilir.

Toplumsal Cinsiyet Farklılıkları: Kadınlar ve Erkekler Üzerindeki Etkileri

Kadınların ve erkeklerin otizm deneyimleri, toplumsal cinsiyet normlarıyla şekillenir. Erkeklerin otizmli olma durumları genellikle daha belirgin olur ve toplumsal normlarla daha az uyumlu oldukları için daha hızlı tanı alabilirler. Bununla birlikte, otizmli kadınlar genellikle toplumsal beklentilere daha uyumlu olmaya çalıştıkları için daha geç tanı alabilirler. Kadınların, genellikle sosyal beceriler ve duygusal zekâ beklentileri altında daha fazla empatik olmaları gerektiği düşünüldüğünden, otizmli kadınlar sıkça “gizli” otizmli bireyler olarak kabul edilebilirler.

Birçok otizmli kadın, toplumun onları "normal" bireyler olarak kabul etmesini sağlamak için sosyal becerilerini gizlemeye çalışabilir. Ancak, otizm fark edilmediği takdirde, bu kadınlar içsel çatışmalar ve stresle baş etmek zorunda kalabilirler. Erkekler, toplumsal normlar gereği daha bağımsız ve çözüm odaklı olmaya eğilimlidirler. Bu yüzden, erkeklerin otizm tanısı daha erken konulabilirken, kadınlar genellikle daha geç tanı alırlar (Lai et al., 2015).

Irk ve Sınıf Farklılıkları: Erişimdeki Eşitsizlikler

Otizmli bireylerin fark edilmemesi, ırk ve sınıf faktörlerine göre de farklı etkiler yaratabilir. Sosyo-ekonomik durumu düşük aileler, sağlık hizmetlerine daha sınırlı erişim sağlayabilirler. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde, otizm tanısı konulmamış çocuklar, eğitim ve psikolojik destek hizmetlerinden mahrum kalabilirler. Sınıf farkları, otizmli bireylerin yaşam kalitesini daha da olumsuz etkileyebilir.

Irk açısından, etnik azınlıklar arasında da otizm tanısı konulmamış bireylerin sayısı daha fazla olabilir. Araştırmalar, siyah ve Hispanik çocukların, beyaz çocuklara göre daha geç tanı aldığını ve bu çocukların daha az kaynakla desteklendiğini göstermektedir (Zuckerman et al., 2014). Bu durum, ırk ve sınıf arasındaki eşitsizliklerin, otizmli bireylerin yaşamlarını daha karmaşık hale getirdiğini ortaya koymaktadır.

Tartışmaya Davet: Otizmin Fark Edilmemesi Durumunda Ne Olur?

Otizmin erken dönemde fark edilmemesi, hem birey hem de toplum için uzun vadeli etkiler yaratabilir. Bu yazıda, otizmin fark edilmemesinin, toplumsal, eğitimsel ve psikolojik açıdan ne gibi sonuçlar doğurabileceğine dair bir değerlendirme sundum. Ancak hala çok fazla soru var:

- Erken tanı almanın, otizmli bireylerin sosyal becerilerini geliştirmede gerçekten ne kadar etkili olduğu konusunda ne düşünüyorsunuz?

- Otizmli bireylerin toplumsal uyum sağlamaları için toplumsal cinsiyet ve kültür gibi faktörler nasıl bir rol oynar?

- Sosyo-ekonomik faktörler, otizm tanısı almış bireylerin eğitim ve psikolojik destek sistemlerine erişimini nasıl etkileyebilir?

Bu sorular, hepimizi daha fazla düşünmeye ve toplumsal yapıları sorgulamaya teşvik edebilir. Otizmli bireylerin hak ettikleri desteği alabilmeleri için, toplum olarak daha kapsamlı ve duyarlı bir yaklaşım benimsemeliyiz.

Kaynaklar:

Lai, M.-C., et al. (2015). The Impact of Gender on the Autism Spectrum. *Autism Research, 8(6), 626-634.

Zuckerman, K. E., et al. (2014). Racial and Ethnic Disparities in Diagnosis and Treatment of Autism. *Pediatrics, 133(5), 1054-1061.
 
Üst